İletilişim : Levent Sunger

Cep : 0-533-572 27 53   Tel : 0-252-284 20 05   email : lindos@superonline.com / lindosdalyan@gmail.com

Adres : Maras Mh. Kaunos Sk. No:30   48840 Dalyan  Mugla/Turkey

Anasayfa

CARETTA CARETTA


       Deniz kaplumbağaları yaklaşık 110 milyon yıldır yer kürede yaşıyor, insanoğlunun geçmişi ise ancak 2-3 milyon yıl. Dünya denizlerinde yaşayan sekiz türden sadece beşi Akdeniz'de mevcut. Bunlardan Deri Kabuklu Deniz Kaplumbağası( Dermochelys Coroina), Atmaca Gagalı D. K.( Eretmochelys Impricita) ve Gündüz Yumurtlayan D. K. ( Lepichely Kempi) türlerinden az sayıda bireyin beslenme amacıyla veya yanlışlıkla Akdeniz'e girdiği tahmin edilmekte. Diğer iki tür; Caretta Caretta ( İribaş D. K.) ve Chelonia Myndos( Yeşil D. K.). Bunlardan Akdeniz'de yaşayanların neredeyse yarısına yakınının yuvalama alanları, Türkiye'nin Akdeniz kıyıları... Diğer D. K. gibi bu iki tür de, tüm yaşamını denizde geçiriyor ve sadece yuva kazıp yumurta bırakmak için kumsala çıkıyor.

     Araştırmalar Akdeniz'de yaşayan D. K.nın genetik olarak kısmen izole edilmiş türler olduğunu gösteriyor. Yani tesadüfi giriş çıkışlar dışında Akdeniz kaplumbağaları yumurtladıktan sonra okyonuslara gitmiyor. Başka denizlerin kaplumbağalarıda Akdeniz'e gelmiyor. Ancak Akdeniz kaplumbağaları da bu deniz çevresindeki üreme ve kışlama alanları arasında mevsimlik göçler yapıyorlar. Yunanista, Türkiye ve Kıbrıs'ın kumsal sahilleri en önemli yuvalama; Tunus , Libya, İtalya ve İspanya kıyıları da en önemli kışlama ve beslenme alanları. Akdeniz Caretta Caretta nüfusunun yarıdan fazlası, Türkiye'nin Batı ve Orta Akdeniz kıyı şeritindeki kumsallara, özellikle de İztuzu, Belek, Kızılot ve Anamur'a yumurta bırakmak için geliyor. Türkiye sahillerinde yıllık ortalama 2000 civarında Caretta Caretta yuvası bulunduğu ve her yuvaya ortalama 100 yumurta bırakıldığı biliniyor. Bu binlerce yumurtadan çıkabilen her 1000 yavrudan ancak 2-3 tane gibi çok az bir bölümü 25 yıl yaşayıp ergenliğe ulaşabiliyor.

       Caretta Carettaların yaşam çemberinde ergenleşen her nesil, üremek  için mutlaka doğduğu kumsala dönüyor. Milyonlarca yıllık genetik hafıza ile tanıdıkları plajın sığ sularında çiftleşip, yumurtalarını bu plajın kumlarına gömüyorlar. Careta Carettalar, 25 yaşlarında cinsel olgunluğa ulaşıyor ve mart, nisan ve mayıs aylarında çiftleşiyorlar. Yumurtlama dönemleri de haziran, temmuz ve Ağustos ayları. Dişiler depolayıp canlı tuttukları spermlerle döllenen yumurtaları bırakmak için; 12-13 günlük aralıklarla geceleri 4, bazen 8 kez kumsala çıkıp açtıkları çukurlara, her seferinde 90-100 civarında yumurta bırakıyor ve üzerlerini kumla örtüyorlar.

       Kuluçka süreleri iki ay ve bu süreçte kumun sıcaklığı 37 derecenin üzerinde ise yuvadaki bütün yavrular dişi olarak gelişiyor. Eğer kum daha az sıcaksa erkek yavrular çıkıyor.Yumurtalar  güneşin yakıcı sıcaklığı kumları kavururken açılıyor, ama yavrular yuvayı örten kumu kazıp birbirlerinin üstüne basarak dışarı çıkmak için, içgüdülerine uyup gecenin karanlık ve serin saatlerini bekliyorlar. Sonradan bütün güçleri ile denizin soluk ışıltısına doğru koşup kendilerini tuzlu sulara bırakıyorlar. Doğa onlara yaşam ve ölüm arasındaki ince çizgide yarışmaları için iki özel donanım bağışlamış. Yavruların başları üzerindeki boynuzumsu çıkıntı yumurtayı kırmaya yarıyor ve daha sonra yok oluyor. Karın kısımlarındaki nohut kadar bir yağ birikintisi de denize hızla ulaşmak için ihtiyaç duydukları enerji stoku...

       Bu ölüm kalım yarışı, çoğuna insanın neden olduğu engellerle dolu. Plajda kamp ve tesislerden kaynaklanan parlak ışıklar varsa, yavrular deniz yerine onlara, yani kıyının içlerine yol alıyorlar. Araba tekerleklerinin derin izleri ve çukurlara düştüklerinde çoğu kez çıkamıyorlar ve güneş yükseldiğinde ya martılar, yengeçler ve diğer etoburlara yem oluyorlar, ya da nemlerini yitirip kuruyarak ölüyorlar. Sevimli kaplumbağa yavruları için denize ulaşmak yaşamı garantilemek anlamına gelmiyor. Kıyı sularında onları bekleyen iri yırtıcı balıklardan kurtulmak için, aralıksız 24 saat yüzüp açık denize ulaşmak zorundalar.

       Bir diğer sorunda son yıllarda iyice artan, kaplumbağaların beslenmesi ile gerçekleştirilen kaplumbağa gözlem turları. Bu turlara pansiyonca karşıyız.

BESLEMEYE HAYIR, GÖZLEM TURLARINA HAYIR